BEYPAZARI İPEKYOLU KONAĞI
Beylerin pazarı olarak anılan Beypazarı, tarihî İpek Yolu üzerinde bulunması nedeniyle geçmiş dönemlerin önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Adından da anlaşılacağı üzere Beypazarı’nda büyük pazarlar kurulur, çevre bölgelerden gelen tüccarlar alışverişlerini burada gerçekleştirirdi.
İstanbul’dan başlayarak Mudurnu ve Göynük üzerinden Beypazarı’na, buradan Bağdat’a ve sonrasında Çin’e kadar uzanan tarihî İpek Yolu boyunca deve kervanlarıyla ticaret yapılırdı. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk milletvekillerinden Çayırlıoğlu’nun yakın arkadaşı olan dedemizin babası Hasan Ağa da iki oğluyla birlikte dönemin şartlarına uygun olarak han ve konak işletmeciliği yapmaktaydı.
O dönemlerde bu yapılar “han” veya “konak” olarak adlandırılırdı. 1320’li yıllardan bu yana hizmet veren han konağımızın alt katlarında dönemin ulaşım araçları olan develer, atlar, katırlar ve merkepler konaklarken, üst katlarda ise yolcular dinlenir, yemeklerini yer ve gecelerini geçirirdi. Hayvanların bakımları yapılır, nalları konağımıza ait nalbant dükkânlarında çakılırdı. Bu dükkânlar, günümüzdeki araç bakım ve lastik servislerinin o dönemdeki karşılığı olarak düşünülebilir.
Ailemizin konakçılık serüveni, 1320’li yıllarda Hasan Ağa ile başlamış; daha sonra Mehmet Emin GÖBÜT ve Hasan Hüseyin GÖBÜT ile devam etmiştir.
Bugün bizler; Kudret GÖBÜT ve oğulları Mehmet Emin GÖBÜT ile Yüksel GÖBÜT olarak dedelerimizden devraldığımız bu değerli mirası aynı heyecan, aynı misafirperverlik ve profesyonel hizmet anlayışıyla yaşatıyoruz. Amacımız, bize emanet edilen bu bayrağı daha da yükseğe taşıyarak gelecek kuşaklara aktarmaktır.
Beypazarı’nın ilk ve tek yıldızlı konağı olan Beypazarı İpekyolu Konağı’nda siz değerli misafirlerimizi ağırlamaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz.
